Next message: Emre BALCI: "[cisco-ttl] Distance"
Bluetooth
Uçurumun kenarı ya da muhteşem dönüş, hangisi?
Giyilebilir bilgisayarlar ve Kişisel Bölge Ağı (Personal Area Network-PAN)
derken düşündüğümüz bu değildi.
Terorist saldırı endişesiyle sergi alanına çanta sokulmasının yasaklanması,
2001 Comdex fuarına katılanları buna bir çözüm bulma yoluna sevketti. Ortaya
çıkan şey, bir taşınabilir bilgisayarı, aksesuarlarını ve hatta bir çantayı
alabilecek göğüs ve sırt ceplerine sahip olan büyük ceketlerdi. Bazıları
Cat-5 kablo kullanarak ana bileşenleri cep telefonlarına ve ceplerindeki
PDA'lara bağlamıştı.
Bu ceketlerin üreticileri çevik ve dinamik firmalardı. Ürünleri ise
Comdex'in şartlarına uygunluk gösteriyordu ancak aslında kablosuz network'ü
her türden elektrikli cihaza uygulanabilecek kadar ucuzlatmayı vaat eden,
çok gecikmiş Bluetooth'a olan ihtiyacı ortaya koyuyordu.
Sistemi geliştiren Bluetooth Special Interest Group (SIG), 2001 sonunda 100
milyon cihazın üretileceğini tahmin etmişti. İki sene sonra, ürünler hazır
olmasına rağmen çok az müşterisi vardı. Çoğu hala kablosuz LAN
teknolojisiyle rekabet eder gibi görünüyordu, bu Bluetooth'un kazanamayacağı
bir savaştı.
Bir sene daha geçti ve artık Bluetooth daha cazip görünüyor. IEEE 802.15
standardını getirdi, etkileşim problemleri çözülüyor ve Bluetooth SIG
hedeflerini küçülttü. Artık dünyayı fethetmek yerine, Bluetooth'un düşük güç
tüketimi, yüksek güvenlik ve dahili ses desteği gibi özelliklerine
odaklanıyorlar.
Belki de en önemlisi, günümüzde yeterince Bluetooth cihazının mevcut
olmasıdır. Bu, teknolojinin yeterli kitleye ulaşmasını sağlıyor. Son 18
aydır, günde ortalama 1 yeni ürün tanıtıldı ve de bu tempo düşeceğe
benzemiyor. Şu anda piyasada 700'den fazla ürün mevcut ve hepsi de SIG'in
son derece katı olan birlikte çalışma kriterlerine uygun. Bu ürünlerin çoğu
WAN alternatifi ya da Internet çözümleri değil. Bunun yerine, üst düzey
donanımlar olarak bazı özel uygulamalar için boşluğu doldurabilirler.
Mavi Gerçek
1998'in başında Ericsson, IBM, Intel, Nokia ve Toshiba tarafından duyurulan
Bluetooth, mikrofon-kulaklık setlerini cep telefonlarına bağlamak için ucuz,
düşük güçle çalışan basit bir teknoloji olarak tasarlandı. Kurucular daha
sonra Bluetooth SIG'yi kurarak bilgiişlem ve telekom endüstrilerindeki
oyuncuların ilgisini çektiler. Artık bir kulaklık kablosu alternatifi
değildi, bu üreticilerin çoğu Bluetooth'u kişinin üstündeki ya da ev ve ofis
içindeki tüm cihazları birbirine bağlayacak bir teknoloji olarak gördüler.
İş çığrından çıkmıştı. SIG en sonunda 3,000 kadar üreticiye ulaştı ve
arabalardan tutun mutfak gereçleri üreticilerine kadar herkesi kabul etti.
Beyaz eşya üreticileri işi daha da ilerleterek "Whitetooth" (beyaz diş) adlı
kendi versiyonlarını ürettiler. Planlar arasında online marketlerden
otomatik olarak yiyecek siparişi veren buzdolapları, trafik sıkışıkken ya da
trenler rötar yaptığında daha erken çalan alarmlı saatler vardı. Elbise ve
yiyecek paketlerinin içine gömülen basit çipler, yıkama makineleri ve
fırınlara talimat gönderebilecekti.
Bu planların çoğundan vazgeçildi ya da en azından küçültüldü. Dolayısıyla,
Bluutooth'u 1990 sonlarının teknoloji ve telekom çılgınlığının bir başka
örneği olarak görmek mümkündür. SIG'e ilk katılan üreticilerden biri olan
TDK'e göre, bu mümkün ancak yanlış bir görüştür. TDK'in mali danışmanı Nick
Hunt, "Bluetooth maksatlı olarak şişirildi ve her şeyin çözümü olduğu
söylendi, amaç daha fazla firmayı çekmekti" diyor ve ekliyor, "Bluetooth
işine giren şirketlerin üçte ikisi ya iflas edecek ya da işi bırakacak".
Hunt, Bluetooth'u oluşturanların standart süreci hızlandırmaya çalıştığını
söylüyor. "Kablosuz teknolojide standartların değişmesi için yıllar
gereklidir, onlarsa daha çabuk sonuç elde etmek için gereken ivmeye ulaşmayı
istiyorlardı". SIG kurulduğunda, kablosuz üreticileri IEEE 802.11
standardının (günümüzün popüler WLAN standardı) ilk versiyonunu onaylatmak
için yedi yıl harcamış durumdalardı ve o tecrübeyi yeniden yaşamak
istemiyorlardı. Bluetooth, bekleyen IEEE komitelerini pas geçebilir ve bir
ya da iki sene içinde çalışır bir sistem üretebilebilirdi.
Bu strateji bazı riskleri içeriyordu. Öncelikle, endüstrinin kendi ballı
vaatlerine inanması gerekliydi. Bluetooth'un her yere gireceğini düşünen ve
geride kalmaktan korkan üreticiler, bu spesifikasyona uygun bir ürün sunmak
için birbirleriyle yarışacaktı. İşler yolunda giderse, yaygın kablosuz ağlar
kehanetini yapanlar kendileriyle övünecekti. İşler beklendiği gibi gitmezse,
üreticiler Bleetooth cihazlarının konuşacak bir şey bulamadığını
gördüklerinde aldatmaca sona erecekti.
İşler bir süre iyi gitti. Bluetooth SIG çabucak bir standart hazırladı,
ancak ona uygun ucuz ve birlikte çalışabilen ekipmanların ortaya çıkarılması
kolay değildi. Bluetooth ve 802.11b'yi (Wi-Fi) birleştirmeyi hedefleyen bir
teşebbüs olan Mobilian (www.mobilian.com), ürününü iki sene önce duyurmasına
karşın henüz bir şey üretmiş değil. Şirketin pazarlama müdürü Wade Gilhan
"Bizim ve rakiplerimizin beklediğinden çok daha fazla zorluk vardı" diyor.
Teknik engeller beraberinde mali çöküşleri getirdi. Bunun sonucunda
endüstridekiler birbirlerinin iddialarına şüpheyle yaklaşmaya başladı.
Müşteriler, üreticiler ve uzmanlar, Bluetooth'un 802.11b'den daha zayıf
olduğunu söylemeye başladılar. Rakip, fazla dikkat çekmeden gelişmeyi
başaran yüksek hızlı bir WLAN teknolojisiydi.
Bluetooth daha tanıtım ve prototip aşamasındayken, Wi-Fi çalışan ürünler
sunuyordu. Ayrıca, hem standardın hazırlanması ve hem de arkasındaki güçler
yönünden daha demokratik bir tablo çiziyordu. Bluetooth'un arkasında telekom
devlerinin önderliğindeki büyük bir üretici topluluğu vardı. Wi-Fi'yi
destekleyenlerse binlerce sıradan network yöneticisi ve bilgisayar
kullanıcılarıydı.
Mavi Diş ve Pençe
Günümüzde endüstrinin görüşü, Bluetooth ve WLAN teknolojisinin biribirinin
rakibi değil, tamamlayıcısı olduğu yönündedir. Çatışma olduğu görüşleri ise
sadece kargaşa çıkarmak isteyenlere aittir. Bluetooth ve mevcut WLAN'lar
arasında etkileşim problemleri mevcuttur. Pek çok SIG üyesi vaktiyle
Bluetooth'u destekliyordu fakat bunlar artık 802.11'e dönüyor.
Bluetooth bilgisayarları birbirine bağlamak için pek cazip değil. En yüksek
hızı olan 700 kb/s, 802.11b'nin onda biri kadar (daha yeni olan 802.11a ve
802.11g'yi hiç söylemeyelim). Menzili de yine yaklaşık onda bir civarında,
ancak bu standardın uygulama şekline göre değişebilir. Teknik olarak üç
"sınıf" Bluetooth cihazı mevcuttur ve her biri farklı bir güç çıkışına
işaret eder (tabloya bakınız). En güçlüsünün menzili 100 m.ye ulaşabilir, bu
da standart bir 802.11 erişim noktasının kapsama alanına yakındır.
Bir zamanlar Bluetooth avukatları onun bilgisayarlar arasında ağ kurmak için
kullanılabileceğini ve WLAN'den daha ucuz olacağını savunuyorlardı. Bu pek
mümkün değil: Bluetooth çipleri henüz beklendiği şekilde 5 doların altına
inmiş değil, 802.11'in popülaritesi ise maliyetlerinin düşmesini sağladı.
Wi-Fi kartları ve erişim noktaları artık Bluetooth muadillerinden bile daha
ucuz.
Elbette bu Bluetooth'un başarısız olduğu anlamına gelmiyor. Ancak, hala
Bluetooth'u dizüstü bilgisayarlar için bir kablosuz ağ teknolojisi olarak
satmak isteyen üreticiler için problem olabilir. Hunt, "O yavaş bir kablosuz
LAN, fakat kablosuz LAN olarak tasarlanmamış" diyor ve ekliyor, "başka pek
çok kullanım alanı var".
İlginçtir, 802.11'in ateşli savunucularının içinde de aynı fikirde olanlar
var. Üçüncü nesil cep telefonlarının sonunu hazırladıkları yolundaki
propagandalara karşın, WLAN üreticileri telekom endüstrisindeki
benzerlerinden daha gerçekçi düşünüyorlar ve 802.11b'nin (ve hatta daha
hızlı versiyonlarının) her şeyi yapamayacağını biliyorlar.
Neredeyse tüm 802.11b çiplerini üreten ve Wi-Fi'nin başarısından en çok kar
eden şirket olan Intersil'de (www.intersil.com) 802.11 çalışma grubunun
üyesi ve direktör olan Jim Zyren, "Bluetooh hakkında olumlu düşüncelerimiz
var" diyor ve ekliyor "Bluetooth, 802.11'den daha farklı bir alana hitap
ediyor". (WLAN kartınızda ya da erişim noktanızda hangi üreticinin adı
yazarsa yazsın, içinde büyük olasılıkla bir Intersil yatmaktadır).
Bu alan nedir? Klasik cevap "kabloları kaldırma" olacaktır fakat bu hemen
her tür kablosuz sistem için geçerlidir. Bluetooth, sadece birkaç metre
uzunlukta olan ve nispeten düşük hızlarda ses ve veri ileten kabloların
yerini almayı hedefliyor. Yani mobil cihazlara giden kabloların
(kulaklık-cep telefonu ya da PDA-PC arasında) yerine geçmek istiyor.
Teorik olarak bu kablolar bir WLAN'la değiştirilebilir. Pratikte ise, 802.11
ve varyantlarının sahip olduğu uzun menzil ve yüksek hız, fazla güç
tüketimine neden olur ve daha ağır pillerin taşınmasını ya da daha sık şarj
edilmesini gerektirir. Bluetooth'un daha kısa olan menzili ve düşük hızı onu
kötü bir WLAN yaparken, bir bilgisayarın seri ve paralel portları için uygun
bir seçim haline getirmektedir.
Mevcut Bluetooth cihazlarının çoğu bu pazara yöneliktir: Kısa mesafe kablo
alternatifleri, kişinin üzerinde bir PAN oluşturmak için kulanılabilir
(sayfa ??'deki ürünlere bakınız). WLAN için uygun olmadığı açık olsa da,
WAB'larda kendine bir yer bulabilir. Ayrıca, cep telefonu endüstrisine
dayanan kökleri sayesinde, 802.11'de olmayan iki önemli özelliğe sahiptir:
Güçlü güvenlik ve ses desteği.
Yeterli mi?
Güvenlik, bu iki özelliğin belki de en az önemli olanıdır. Genel ve kablosuz
ağ güvenliği konusundaki takıntılar bile bunu değiştirmiyor. Çünkü Bluetooth
göründüğü kadar güvenli olmayabilir: WLAN'ların çoğalması onları popüler bir
hedef haline getirdi ve bu esnada Bluetooth'a pek rastlanmıyordu.
Bluetooth'un kullanımı yaygınlaştıkça, zayıflıklarını bulma çalışmaları da
artacaktır.
Ne olursa olsun, Bluetooth en az yerini alacağı kablolar kadar güvenli
olması için tasarlandı ve şimdiye kadar da bunda başarılı oldu. Diğer
sistemleri daha güvenli hale getirmek için de kullanılabilir: Normalde bir
kimsenin hatırlayamayacağı ve bir jeton ya da floppy diskte taşıması gereken
uzun şifreleme anahtarlarını saklayabilir. Michigan Üniversitesindeki
araştırıcılar, anlık kimlik kontrolü adı verilen bir sistem geliştirdiler.
Burada bir dizüstü bilgisayarın sabit diski şifreleniyor, gerektiğinde
şifrenin çözülmesi için kullanıcının Bluetooth'lu kol saatinde saklı olan
anahtarlar kullanılıyor. Hırsız böyle bir dizüstü bilgisayarı çaldığında,
içindeki bilgilere ulaşmak istiyorsa saati de çalmak zorunda.
Bluetooth'un güvenlik sistemi, iletilen tüm verileri Eo adı verilen ve
rastgele seçilen 128 bit'lik anahtarları kullanan bir algoritma ile kodlar.
En önemli zaaf kimlik kontrolündedir, bu işlem 128 bit'lik bir PIN
numarasına dayanmaktadır. PIN, PKI gibi bir uygulama-katmanı prosesi ile
otomatik olarak paylaşılabilir ya da bu olmuyorsa elle girilebilir.
Kullanıcılar kendi PIN'lerini sıfıra ayarlayarak bir bağlantı kurulmasını
önleyebilirler. Kimlik kontrolü sırasında bir yüksek güç kullanımı
mevcuttur. Saldırgan arka arkaya kimlik doğrulatma denemeleri yaparak
pilleri bitirebilir ve böylece yeni bir tür Servis Engelleme (Denial of
Service) saldırısı ortaya çıkabilir.
Diğer bir endişe kaynağı da, Ethernet ve 802.11 kartlarında bulunan Medya
Erişim Kontrolü (Medium Access Control-MAC) numaralarının yer aldığı 48
bit'lik boşluktan alınan ve dolayısıyla global olarak eşsiz bir donanım
tanımlama numarası olan Bluetooth Cihaz Adresidir (Bluetooth Device
Address-BDA). Buna MAC adresi adı verilmemesinin sebebi, Bluetooth'u
yapanların ağa katılan her bir noda verilen üç bit'lik bir sayıyı belirtmek
için bu terimi kullanmış olmasıdır. BDA her zaman şifresiz olarak
yayınlanır, böylece yüksek kazançlı bir antene sahip her hangi biri
Bluetooth kullanıcılarını izleyebilir (Hacker'lar ve Teröristler mi,
Başkanlar ve Müdürler mi? başlıklı kutuya bakınız).
Ses, mobile ağların "bitirici uygulaması" olmaya devam ediyor ve bu da
Bluetooth'ın dahili ses desteğine ayrı bir önem kazandırıyor. Gerçi kablosuz
telefon standartlarından yana bir sıkıntı yok, Symbol gibi bazı üreticiler
Wi-Fi telefonlar bile yapabiliyorlar. Ancak, ebatlar ve güç tüketimi
konuları, bu standartların cep telefonlarıyla iyi geçinmelerini engelliyor.
Bluetooth'un böyle problemleri yok: Çoğu cep telefonunda bir Bluetooth çipi
nasıl olsa olacak (öncelikle kulaklık ya da dizüstü bilgisayarlara bağlamak
için), dolayısıyla aynı çip kısa mesafe ses taşıma işi de yapabilir.
Özel bir ağda, yüksek kazançlı bir anten kurularak Bluetooth'lu cep
telefonları (ya da ahizeler) kablosuz telefon gibi kullanılabilir (şekle
bakınız). NTT DoCoMo, Bluetooth'un açık ağlarda kullanımı hakkında denemeler
yapıyor ve kalabalık yerlerde hücresel kapsamayı güçlendirmek için
kullanmayı planlıyor. Bu, WLAN'deki sıcak noktalar konseptine benziyor fakat
verinin yerini ses alıyor. Bluetooth erişim noktaları aynı zamanda lokalize
i-mode içeriğini de iletebilir ve böylece değerli hücresel frekansları diğer
kullanıcılar için serbest bırakabilir.
Bluetooth sıcak noktalarının problemi, operatörlerin onları WLAN socak
noktalarıyla aynı yerlere kurmak istemesidir ki bu pek kolay değil.
Bluetooth ve WLAN aynı 2,4 GHz frekansılarını kullanırlar ve ikisi pek
birlikte çalışamaz. Bu sadece sıcak noktaları etkilemekle kalmıyor: İki
teknoloji tek bir cihazda birleştirildiğinde etkileşim daha da
şiddetleniyor. Çoğu dizüstü üreticisi ise bunu yapmak istiyor. Hatta Intel
daha da ileri giderek işlemcinin içine kablosuz ağ işlevini yerleştirmeyi
planlıyor.
Bunun çözümü, Wi-Fi yerine daha hızlı olan ve Bluetooth'un ilgilenmediği 5
GHz frekanslarında çalışan 802.11a'nın kullanılması olabilir ancak 802.11a
henüz çok az kullanılıyor. Bu yaygınlaştığında bile, ikisinden de daha uzağa
ulaşabilen ve üçüncü standart olan 802.11g sayesinde çoğu ekipman 2,4 GHz'i
kullanmaya devam edecek. Dahası, Wi-Fi çalışan ve popüler bir teknolojidir
ve sırf Bluetooth'a yer açmak için kenara çekilmesi beklenemez.
Mavinin Tonları
IEEE sayesinde etkileşim sorunları yakında ortadan kalkabilir. 802.15
çalışma grubu, diğer özelliklerinin yanında 802.11'le birlikte çalışabilen
bir kablosuz PAN standardı geliştiriyor. Grup 1999'da kurulduğunda bazı
uzmanlar onun Bluetooth'la rekabet edip endüstriyi ikiye böleceğinden endişe
etmişti fakat bu doğru değil. Aslında Bluetooth üzerine kuruluyor
denilebilir.
Grubun ilk standardı olan 802.15.1, 2002 Temmuz'unda duyuruldu. O neredeyse
Bluetooth'un aynısı ve onunla tamamen uyumlu. Tek fark, üreticiler
konsorsiyumu yerine IEEE tarafından destekleniyor olması. Grubun
geliştirmekte olduğu üç yeni standart sayesinde, ileride daha belirgin
farklar olacağı söylenebilir.
Bunların en önemlisi ve gerçeğe en yakını olan 802.15.2, Bluetooth'u biraz
değiştirerek 802.11b ya da 802.11g'nin kullandığı frekanslardan uzak
duruyor. Böylece PAN ve WLAN'ın aynı cihazda bir araya gelmesi mümkün
oluyor. Bunu yapmanın başka yolları da var fakat pek kullanışlı değiller.
Toshiba'nın dizüstü bilgisayarlarında birinde, Bluetooth ve Wi-Fi arasında
bir tuş kombinasyonuyla geçiş yapılabiliyor. SiliconWave'in PC Card'ının
sürücü yazılımı da aynı şeyi otomatik olarak yapıyor.
802.15.2 ile birlikte Bluetooth, Wi-Fi'nin kullandığı kanallardan uzak
durmaya çalışacak. İkisi aynı zamanda, iki fiziksel katman arasında saniyede
pek çok kez gidip gelen bir MAC katmanını paylaşacaklar. Kullanıcılar ve üst
düzey ağ tabakaları bunu fark etmeyecek çünkü ikisi aynı anda çalışıyor gibi
görünecek. Mobilian'ın işlemcisi bir adım ileri giderek, ikisinin aynı anda
aynı hava dalgalarını paylaşmasını sağlıyor: Wi-Fi alırken Bluetooth
gönderiyor ve tam tersi. Diğer 802.15 varyantları da Bluetooth'u başka
uygulamalara uyarlamayı hedefliyor (örneğin klavye/ekran/fare değişimi).
Halihazırda bluetooth kamerelara, klavyelere ve farelere rastlayabiliyoruz
fakat mevcut versiyon bunlar için ideal değil. 1 Mbit/s'nin altındaki veri
hızı gerçek zamanlı video aktarımı yapmasına engel, fakat basit giriş
cihazları için de gereğinden fazla.
Geniş Mavi Çok Uzakta
Ultra-Wideband (UWB), video gibi yüksek veri hızlı uygulamalarla birlikte
adı geçen bir teknolojidir. Geniş alanda bedava bantgenişliği olarak
duyurulsa da, mevcut FCC düzenlemeleri altında UWB'nin gücü oldukça
kısıtlandığından menzili Bluetooth'unkine yaklaşıyor. Kimin rakamlarına
baktığınıza bağlı olarak da, daha düşük güç tüketimi ve daha yüksek veri
hızına sahip olabilir.
En büyük UWB üreticisi olan Time Domain'in (www.timedomain.com) başkanı ve
CEO'su olan Ralph Petroff, "Bluetooth ve Ultra-Wideband rakip değiller"
diyor. Petroff, Bluetooth'un alt seviye uygulamalarda önemli bir boşluğu
dolduracağını, UWB'ninse daha pahalı kabloların yerini alacağını ve sonunda
WLAN'ın karşısına çıkacağını tahmin ediyor.
Onun gibi düşünmeyenler de var. Time Domain'in en büyük rakibi olan Xtreme
Spectrum'un (www.xtremespectrum.com) başkanı ve CEO'su olan Martin Rofheart,
"Ultra-Wideband, doping almış Bluetooth gibi birşey" diyor. UWB sistemleri
400 Mbit/s veri hızına 100 m menzile ulaşmış durumda.
IEEE halen 802.15.3 (yüksek hızlı versiyon) için UWB'yi araştırıyor.
Ayrıntılar açıklanmış değil fakat grup iki farklı opsiyonel fiziksel tabaka
üzerinde çalışıyor. Bir tanesi geriye uyumluluk için Bluetooth'la aynı geniş
spektrum teknolojisini kullanacak. Diğeri de UWB'yi kullanacak. Çoğu
teklifte veri hızı 55 Mbit/s ve bu 802.11a'ya benziyor.
Yeni standartların sonuncusu olan 802.15.4, çoğu yönden öncekinin tam tersi:
Bluetooth'tan daha düşük veri hızı, düşük güç tüketimi ve daha düşük
maliyet. UWB'nin tersine, tekliflerin çoğu mevcut Bluetooth
spesifikasyonunun basitleştirilmiş versiyonlarından oluşturuyor (25 Kbit/s
ila 250 Kbit/s arası hızlarda). Yeniliklerden birisi, 64 bit'lik donanım
adresidir. Üreticiler 48 bit'lik adreslerin satacakları trilyonlarca cihaza
yetmeyeceğini düşünmüş olmalılar. 802.15.4 çiplerinin çok ucuza mal
edilebilmesi planlanıyor (sentlerle ölçülecek bir maliyet), bu problem
aşılırsa elbiseler ve atılabilir paketlerde kullanılmaları daha mümkün
olacak.
802.15.4'ün en basit uygulamalarından biri de, bazı akıllı kartlar ve mağaza
güvenlik etiketlerinden halen kullanılmakta olan Radyo Frekans Tespitidir
(Radio Frequency Identification-RFID) RFID etiketleri herhangi bir
bilgiişlem kabiliyetine sahip değildir fakat küçük miktarda verilerin
yakındaki bir kablosuz sistem ile okunmasını ve bazen da yazılmasını
sağlarlar.
Forrester Research'ün (www.forrester.com) 2002 Haziran'ında duyurduğu
ürkütücü bir raporda, iki sene içinde insanların derilerinin altında RFID
etiketleri taşımaya başlayacakları öngörülüyor. Böylece bir kaza durumunda
hastanın tüm tıbbi geçmişi doktor tarafından kolayca öğrenilebilir ya da
pazarlamacılar onları mobil bir cihaz taşımasalar da izleyebilirler.
RFID ya da 82.15.4, kablosuz teknoloji endüstrisi her yerde kullanılabilecek
ucuz bir ağ teknolojisine hala ihtiyaç olduğuna inanıyor. Bu Bluetooth
değil: Şimdiki haliyle, görünmez bir çoklu ağdaki her şeyi birbirine
bağlamıyor, telekom ve bilgisayar endüstrilerini bile birleştirmiyor. Fakat
o bir gerçek ve çalışır durumda.
Mavi Dizi: Voice over Bluetooth ile, bağlantı şeklinden bağımsız olarak aynı
telefon kullanılabilir. (1) Geniş bir ofiste, telefon bir masasütü PC'ye
bağlanır ve o da ses LAN üzerinden bir IP PBX'e taşır. (2) Evde yada küçük
ofiste, Bluetooth'lu telefon doğrudan PBX'e bağlanarak kablosuz bir telefon
görevi görebilir. (3 Kullanıcı bir dizüstü kullanırken, dizüstünün çevirmeli
aramasını, 802.11'i ya da başka bir Internet bağlantınısı kullanarak
şirketin PBX'ine tünel açabilir. Bunların hiçbirisi mevcut değilse, (4) bir
Bluetooth'lu cep telefonu ses ve verileri hücresel ağda iletebilir.
Kaynaklar
Profesör Juha Vainio, Bluetooth'un güvenlik zaaflarına dair ilginç bir yazı
hazırlamış: www.niksula.cs.hut.fi/~jiitv/bluesec.html
Anlık kimlik kontrolünü www.eecs.umich.edu/~mcorner/papers.html adresinden
okuyabilirsiniz.
Tüm Bluetooth ürünlerinini listesini görmek için:
http://qualweb.opengroup.org
IEEE'nin 802.15 projesi hakkında daha fazla bilgi için:
http://grouper.ieee.org/groups/802/15/
Cep telefonları: İlk Bluetooth ürünleri, mevcut cep telefonları için ilave
modüllerden oluşuyordu. Artık pek çok cep telefonunda Bluetooth bulunuyor ve
kulaklıklar standartlaştığı için de çeşitli üreticilerin ürünlerini karışık
kullanabilirsiniz.
El bilgisayarları: Compaq'ın iPAQ H3870'i H970'inde Bluetooth bulunuyor.
TDK'in bluePAQ modülü de eski iPAQ'lere takılabiliyor. Palm'ın kendi
Bluetooth SD kartı yeni Palm cihazlarının çoğuna uyuyor.
Arabirimler: Bazı yeni dizüstülerde Bluetooth bulunuyor. Sizinkinde yoksa,
büyük ağ ürünleri üreticileri Bluetooth PC ve CF kartları, masaüstleri
içinde USB ve seri portları satıyorlar. Yerden kazandıran iki modlu kartlar
da piyasaya çıkıyor: SiliconWave'in Blue802'sinde, Bluetooth ve Wi-Fi
birlikte yer alıyor, Huntec'in MSM 5100'ü ise onu 3G ile birleştiriyor.
Erişim geçitleri: Basit kablo değişimi için gerekli değil fakat Bluetooth'u
LAN ya da WAN'a doğru uzatır. Rem-M'in 3000AS'i ve Pico'nun (www.pico.net)
PicoBlue'sunun ikisi de, üst düzey güvenlik için bir RADIUS server'ını
içeriyor. Şube ya da ev ofisleri için, Inventel'in BlueDSL'inde bir DSL
router'ı bulunuyor.
Yazıcı adaptörleri: 3Com'un Bluetooth Printing Kit'inde PC için bir seri
Bluetooth adaptörü bulunuyor. Axi's Print Plug'da da yazıcıya takılan bir
dongle'ın içinde bir baskı server'ı bulunuyor.
Giriş: Bluetooth kalemleri, kullanıcının el hareketlerinin ayrıntılarını PC
ya da PDA üzerinde çalışan el yazısı tanıma yazılımına iletir. Anoto'nun
(www.anotofunctionality.com) Ericsson yoluyla sattığı Chatpen, mikroskopik
bir desenle işlenmiş kağıda gerek duyan bir kamera kullanıyor. Optical
Translation Measurement'in (www.othtech.com) Vpen'i bir lazer algılayıcısı
kullanıyor ve herhangi bir yazım yüzeyinde çalışabiliyor.
_____
Yahoo! Groups Links
* To visit your group on the web, go to:
http://groups.yahoo.com/group/izmir-cisco/
* To unsubscribe from this group, send an email to:
izmir-cisco-unsubscribe_at_yahoogroups.com
<mailto:izmir-cisco-unsubscribe_at_yahoogroups.com?subject=Unsubscribe>
* Your use of Yahoo! Groups is subject to the Yahoo!
<http://docs.yahoo.com/info/terms/> Terms of Service.
This archive was generated by hypermail 2.1.5
: Mon Feb 16 2004 - 14:47:18 GMT